Flamenko Tarihi

 

 

Flamenko ve Çingeneler

20. yüzyılın başlarında, dilbilimsel çalışmalar, Romanların coğrafik kökeninin Hindistan olduğu gerçeğini ortaya koydu. Romanların çoğu, büyük olasılıkla M.S. 800-900 yılları arasında, Kuzeybatı Hindistan’daki Punjab’dan göç ettiler. Bununla birlikte, atalarının çeşitli illerden geldiği ve farklı farklı diller konuştuğu muhtemeldir. Avrupa’nın çeşitli bölgelerinde ve aynı bölge içindeki farklı grupların arasına göç eden Romanlar, özellikle İspanya’ya bilhassa İspanya’nın güneyine sürüklendikleri görülmüştür. Genel olarak Endülüs’ün doğuya özgü kültürü ve insanlarının büyük hoşgörüsü, Romanların diğer illere nazaran burayla daha kolay bütünleşmesini sağladı. Romanların İber Yarımadası’na sadece kuzeyden mi geldikleri (Barcelona’da ilk kez 1447 yılında görülmüşlerdir), yoksa güneyden, Cebelitarık Boğazı üzerinden de mi bölgeye ulaştıkları hâlâ net değildir.(21)

Yerleştikleri yerler arasında Sevilla’da ki Triana, Cadiz, Jerez de la Frontera, Granada, Malaga, Ronda ve Andalucia’nın diğer şehirleri sayılabilir. İnsanlar onların Mısır’dan geldiğini düşünmüşler ve onları “Egytian”(Mısırlı) diye isimlendirmişlerdir. Bu kelimelerden de “gitano” yani “gypsy” sözü çıkarılmıştır. Çingeneler, göçebe hayatları dolayısıyla çok değişmiş olan Hindistan şarkılarını getirmişlerdir. Değişmiş olmalarına rağmen şarkılar, oryantal folklorun özelliklerinin taşımaktaydı.(22) Romanların İspanya’ya göçünden 300 yıl kadar sonra müziklerine dair ilk yazılı bilgiler ortaya çıkmıştır. 1774’de Cadalso, “Cartas Marruecas” adlı eserinde, özel bir Çingene eğlencesinde duyduğu polo’dan söz eder.(23)

 

Çingeneler, 1492 ve 1783 arasında, İspanya’da üç yüz yıl boyunca tecrit edildikleri, zulme maruz kalmışlardır. Çingeneler, bu zulüm ve tehditkâr çevreler karşısında, kendi içlerine kapandı. Caballero Bonald’ın, “gizli ve sırrına erişilmez icadın uzun evresi olarak tanımladığı bu dönem boyunca, cante gitano’nun (çingene şarkısı) temel biçimlerinin, yani tona, soleare, seguriya, alegria, buleria gibi formları geliştirmişlerdir. Bunlar “Endülüslü Çingene toplumunun dört yüz yıllık çaresizliğini ve acısını dile getirdiği şarkılardır.

18. ve 19. yüzyıllarda, Endülüs nüfusunun %70’i tamamen yoksulken, diğer % 4-7 sinin toprağı vardı. Kırlar, savunmasız ve topraksız kitlelerin aleyhine, kıtlık tarafından istila edildi. Diaz del Moral, (Historia de Llas Agitaciones Campesinas) isimli kitabında, 19. yüzyılın ortalarında bazı Endülüs illerinin durumunu şöyle anlatır; Her gün açlıktan insanlar ölüyordu, kadınlar çocuklarını beslemek için saç örgülerini satıyorlardı Jerez de la Frontera’ nın şarap üretim merkezi civarındaki, yaklaşık 40,000 Çingene, bu kötü koşullara katlanmak zorundaydı.(24)

Flamenko müziğin kökeninde ve gelişiminde çingenelerin katkısı önemli bir etken olarak görülmektedir. En önemlisi de, flamenko sanatı tarihinde çingene kültürü ile sürekli olarak karşılaşıldığıdır. Çingenelerin, öncelikle İspanya’ya ne zaman geldikleri meselesi var. Görünüşe göre iki akım olmuş: Biri İslamiyet döneminde Kuzey Afrika’dan gelenler, diğeri ise 1492 yılında Granadı’nın düşmesinden hemen önceki yıllarda Fransa’dan gelenler. Çingeneler flamenkonun gelişiminde önemli rol oynadıklarına hiç kimsenin kuşkusu yok. Asıl soru; ne ölçüde önemli bir rol oynadıkları. Flamenko’nun tek yaratıcıları onlar mıydı? Öyleyse Çingenelerin müziğinde neden diğer ülkelerden de tınılar yok? Yoksa yalnızca var olan türküleri alıp kendi yorumları ve kendi tarzlarında mı söylemişlerdi? Bazıları paloları flamenkoda yer alan farklı tarzda ezgileri sözde çingene kaynaklı olmayanlar şeklinde ikiye ayırma yoluna gitmişler.
Öte yandan paloları bütünüyle flamenkonun dışında tutanlar da var. Çoğu yabancının “tipik İspanyol” flamenkosunun özü olarak bildiği uzun farbalı giysiler giymiş dansçılar ve kastanyetler eşliğinde yapılan Sevillanalar ise Aficionadoslara göre flamenko bile değil, yalnızca “folklor”. Yinede Flamenko şarkılarının çoğuna göre bunlar, üzerinde pek düşünülmeyen, içten gelerek yapılan şeyler.(25)

Jason Webster (Flamenkonun İzinde) adlı kitabında bu konu için şunları söylemiştir;
İster Mağribi, ister Yahudi, ister Çingene ya da Endülüslü olsun, flamenkoda tanımlanması güç ya da dışında kalmakla ilgili. En azından son iki yüzyıldır Flamenko toplum dışına itilmiş insanların, İspanyol, özelikle de Endülüs toplumunun marjinal insanlarının müziği ve dansı olmuştur. Çingeneler ile ilgili olan doğal yakınlığın ve sıkça rastlanan adaletsizlik ya da hapse girmekle ilgili şarkıların açıklanması belki de budur.(26)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sagas del Cante de Jerez 1955 – JEREZ

19. yüzyılın ortalarına kadar sanatçılar ya amatörler ya da yarı profesyonellerdi, çünkü bu kişiler hayatlarını sadece flamenkodan değil, nalbantlık, tüccarlık, ‘toreador’luk gibi ticari mesleklerden kazanıyorlardı. Köyler ve kasabalar arasında seyahat ediyorlardı. Varlıklı aileler, festivallerde gösteri sergilemeleri için onlara para ödüyordu; ya da sanatçılar sadece yemek ve konaklama karşılığında uzak çiftliklerde, dini bayramlarda, özel aile ve arkadaş toplantılarında şarkı söyleyip dans ediyordu. Bu tür gösterilerden kazanılan gelir genelde belirsizdi ve dahası sanatçılar genelde ev sahibinin mizah anlayışının insafına kalmıştı. Ev sahibi herhangi bir şeyi beğenmediğinde ya da gösteriyi anlamadığında sanatçılar ortama uyum sağlarlardı. Bu özel partiler flamenko sanatçıları için bir gelir kaynağı olarak kaldı. Tanınmış şarkıcılar, Pepe el de la Matrona ve Pericon de Cadiz, otobiyografilerinde, paraya ihtiyacı olan sanatçıların aşağılanmaktan dolayı çektikleri ve çekmekte oldukları acıları anlatırlar.

Azulmavi, Azulmavi Flamenko, Melis Cangüler, Flamenko Kursu, İstanbul Flamenko Kursu, Flamenko Eğitimi, şişli flamenko, şişli flamenko kursu, istanbul flamenko, flamenco,flamenco dancer, flamenko dans kursu istanbul, dance studio, hint dansı, lindy hop, latin dans, flamenco gitar, endülüs, flamenko ayakkabı, beşiktaş flamenko, mecidiyeköy flamenko kursu, beşiktaş flamenko kursu

                                        BİZE ULAŞIN

19 Mayıs Mahallesi 19 Mayıs Caddesi

Meriç Plaza 12/A  ŞİŞLİ / İSTANBUL

azulflamenko@gmail.com

0090 507 218 31 70 / 0212 211 51 33

Copyright © 2017 All rights reserved by Melis Cangüler  Azulmavi Flamenko Akademi